top of page
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin

Uyuşturucu Madde Ticareti ile Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma Arasındaki Fark Nasıl Belirlenir?

20 Ağu
4 dakikada okunur

Bir kişinin üzerinde veya evinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi, tek başına uyuşturucu madde ticareti yaptığı anlamına gelmez. Aynı şekilde kişinin uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi de ele geçirilen maddenin mutlaka kişisel kullanım amacıyla bulundurulduğunu göstermez. Uygulamada en önemli sorunlardan biri, ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanmak amacıyla mı yoksa başkasına satmak, vermek veya ticari amaçla bulundurmak için mi elde tutulduğunun belirlenmesidir. Bu ayrım son derece önemlidir. Çünkü kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TCK m.191’de, uyuşturucu madde ticareti ise TCK m.188’de düzenlenmiş olup iki suç arasında yaptırım bakımından çok ciddi bir fark bulunmaktadır. TCK m.188/3 kapsamında ülke içinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satan, satışa arz eden, başkasına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında on yıldan az olmamak üzere hapis ve ayrıca adli para cezası öngörülmektedir.


Uyuşturucu Ticareti ile Kullanma Arasındaki Sınır Nasıl Çizilir?


Kanunda “şu miktarın altında kullanım, şu miktarın üzerinde ticaret vardır” şeklinde kesin bir gram sınırı bulunmamaktadır. Yargıtay da uyuşturucu maddenin miktarını önemli bir kriter olarak kabul etmekle birlikte, yalnızca miktara bakılarak uyuşturucu ticareti suçundan mahkûmiyet kurulamayacağını kabul etmektedir. Maddenin miktarı, türü, ele geçiriliş biçimi, paketlenmesi, bulunduğu yer, sanığın davranışları ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.


Bu kapsamda özellikle şu hususlar önem taşımaktadır:


1. Uyuşturucu Maddenin Miktarı


Ele geçirilen maddenin miktarı ilk değerlendirme kriterlerinden biridir. Ancak miktar tek başına belirleyici değildir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar; uyuşturucu maddenin türüne, niteliğine, kişinin kullanım alışkanlığına ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir. Yargıtay kararlarında da sabit bir gram sınırı yerine, kişinin belirli bir zaman dilimi içerisinde tüketebileceği miktar ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla yalnızca “üzerinden yüksek miktarda uyuşturucu çıktı” denilerek otomatik olarak ticaret suçunun oluştuğu sonucuna varılması doğru değildir.


2. Uyuşturucu Maddenin Paketlenme Şekli


Uyuşturucu maddenin tek parça veya tek paket halinde bulunması ile satışa hazır biçimde çok sayıda küçük pakete ayrılmış olarak bulunması aynı şekilde değerlendirilmez. Özellikle birbirine yakın gramajlarda hazırlanmış çok sayıda küçük paket bulunması, Yargıtay tarafından ticari amaç bakımından önemli bir belirti olarak kabul edilmektedir.


Buna karşılık maddenin tek paket halinde bulunması, tek başına kişisel kullanım amacı bulunduğunu kanıtlamasa da diğer delillerle birlikte kullanıcı lehine değerlendirilebilecek unsurlardan biri olabilir.


3. Hassas Terazi Bulunması


Uyuşturucu madde ile birlikte hassas terazi bulunması, ticaret iddiası açısından önemli delillerden biridir. Ancak burada da yalnızca evde veya araçta herhangi bir hassas terazinin bulunmasıyla yetinilmemelidir. Terazinin uyuşturucu maddeyle bağlantısının bulunup bulunmadığı önem taşır.


Nitekim Yargıtay kararlarında üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı bulunan ve suçta kullanıldığı belirlenen hassas terazi ile uyuşturucuyla bağlantısı kesin olarak tespit edilemeyen terazilerin farklı değerlendirildiği görülmektedir.


Bu nedenle terazide uyuşturucu kalıntısının bulunması, terazinin bulunduğu yer, yanında paketleme malzemelerinin bulunup bulunmadığı ve uyuşturucunun paketlenme biçimi birlikte değerlendirilmelidir.


4. Uyuşturucu Maddenin Çeşitliliği


Ele geçirilen maddelerin türü ve çeşitliliği de değerlendirmede önemlidir. Yargıtay, kişinin genellikle kullandığı veya benzer etki gösteren maddeleri bulundurabileceğinden hareketle, birbirinden farklı nitelikte ve farklı etkiler doğuran çok sayıda uyuşturucu türünün birlikte bulundurulmasını ticari amaç yönünden değerlendirmeye elverişli bir belirti olarak kabul etmektedir. Ancak burada da çeşitlilik tek başına yeterli değildir. Maddenin miktarı, paketlenmesi ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.


5. Satışa İlişkin Somut Bir Davranış veya Delil Var mı?


Belki de en önemli kriterlerden biri budur.

Şüphelinin;

  • müşteri araması,

  • uyuşturucu madde için pazarlık yapması,

  • numune göstermesi,

  • başka bir kişiye uyuşturucu vermesi,

  • satış sırasında yakalanması

gibi davranışları ticaret amacı bakımından güçlü delil oluşturabilir.

Aynı şekilde hukuka uygun şekilde elde edilmiş telefon incelemeleri, mesajlaşmalar, iletişim içerikleri, tanık veya alıcı beyanları ve para hareketleri de diğer delillerle birlikte değerlendirmeye alınabilir.


Yargıtay uygulamasında kişinin hareketleri ile uyuşturucunun ele geçiriliş ve bulunduruluş biçiminin, miktarın yanında ayrıca araştırılması gerektiği kabul edilmektedir.


İdrar veya Kan Testinde Uyuşturucu Çıkması Ne Anlama Gelir?


Uygulamada en fazla yanlış anlaşılan konulardan biri budur. Şüphelinin idrarında veya kanında uyuşturucu madde tespit edilmesi, kişinin uyuşturucu kullandığı yönünde önemli bir delil olabilir. Ancak bu sonuç, kişinin uyuşturucu ticareti yapmadığını tek başına kanıtlamaz.

Başka bir ifadeyle;

“Uyuşturucu kullanıyorum, dolayısıyla satıcı olamam” şeklinde otomatik bir hukuki sonuç yoktur.

Bir kişinin hem uyuşturucu kullanması hem de uyuşturucu ticareti yapması mümkündür. Bu nedenle idrar testinin pozitif çıkması, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım amacıyla bulundurulduğunu destekleyebilir; ancak paketleme biçimi, miktar, hassas terazi, satışa ilişkin mesajlar veya başka somut deliller ticareti gösteriyorsa test sonucu tek başına suçun niteliğini değiştirmez.


Nitekim Yargıtay’ın değerlendirme ölçütleri arasında sanığın uyuşturucu kullanıp kullanmadığı da yer almakla birlikte bu husus diğer delillerden bağımsız, kesin bir kriter olarak kabul edilmemektedir.


Tersi durum da dikkatle değerlendirilmelidir. İdrar testinin negatif çıkması, kişinin kesinlikle uyuşturucu kullanmadığını veya kesinlikle satıcı olduğunu tek başına göstermez. Testin yapıldığı zaman ve kullanılan maddenin vücutta tespit edilebildiği süre gibi hususlar da önemlidir. Bununla birlikte Yargıtay kararlarında, kullanıcılık savunmasına rağmen idrar testinin negatif çıkmasının diğer delillerle beraber sanık aleyhine değerlendirmeye konu edildiği örnekler bulunmaktadır.


Evde Çok Sayıda Kilitli Poşet veya Paketleme Malzemesi Bulunması


Uyuşturucu maddenin yanında çok sayıda küçük kilitli poşet, ambalaj malzemesi, folyo veya paketleme amacıyla kullanılabilecek materyallerin bulunması da önemlidir. Özellikle uyuşturucunun birbirine yakın miktarlarda küçük paketlere ayrılmış olması ve aynı yerde hassas terazi ile paketleme malzemelerinin bulunması halinde, bu olgular birlikte ticari amaç yönünde güçlü bir belirti oluşturabilir.


Bununla birlikte ceza yargılamasında her delilin somut olayla bağlantısının kurulması gerekir. Evde bulunan her poşet veya her terazi kendiliğinden uyuşturucu ticaretinin delili sayılamaz.


Uyuşturucu Kullanmanın Cezası Nedir?


TCK m.191’e göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Ancak kullanma suçunda sistem yalnızca bu ceza miktarına bakılarak açıklanamaz. Kanun, soruşturma aşamasında şüpheli hakkında şartları oluştuğunda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi sistemini öngörmektedir. Bu süreçte denetimli serbestlik ve gerektiğinde tedavi tedbiri gündeme gelmektedir. Dolayısıyla ilk defa TCK m.191 kapsamında soruşturulan bir kişinin hukuki durumu ile TCK m.188 kapsamında uyuşturucu ticaretiyle suçlanan kişinin durumu arasında önemli fark bulunmaktadır.


Uyuşturucu Madde Ticaretinin Cezası Nedir?


Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ülke içinde satmak, satışa arz etmek, başkasına vermek, sevk etmek, nakletmek, depolamak, ticari amaçla satın almak, kabul etmek veya bulundurmak TCK m.188 kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturabilir.

TCK m.188/3 uyarınca bu fiiller bakımından on yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.


Ayrıca uyuşturucu maddenin belirli türlerden olması veya suçun kanunda belirtilen bazı yerlerde işlenmesi gibi durumlarda cezanın artırılması söz konusu olabilir. Örneğin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri bakımından Kanunda özel artırım düzenlemesi bulunmaktadır.


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Şirket Avukatı Aynı Zamanda Arabulucu Olabilir mi?

İşçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklarda, şirketin avukatlığını yapan kişinin aynı zamanda arabulucu olarak görev alması, tek başına arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersiz olduğu sonucunu doğurma

 
 
 

Yorumlar


bottom of page